Çocuğum İsmiyle Seslendiğimde Bazen Bakmıyor: Ne Zaman Endişelenmeliyim?

7 Eylül 2026
“Çocuğuma sesleniyorum ama bazen hiç dönüp bakmıyor.”
“Adını birkaç kez söylüyorum, sanki beni duymuyor gibi davranıyor.”
“Televizyon izlerken seslenince bakmıyor ama sevdiği bir şeyi söylediğimde hemen dönüyor.”
Birçok ebeveyn, çocuğunun ismiyle seslenildiğinde her zaman tepki vermediğini fark ettiğinde bunun nedenini merak eder. Özellikle bu durum sık tekrarlandığında, akla gelen ilk sorulardan biri de “Acaba otizm belirtisi olabilir mi?” olur. İsmiyle seslenildiğinde çocuğun her zaman dönüp bakmaması tek başına otizm anlamına gelmez. Çocuğun o sırada ne yaptığı, dikkatinin nereye yöneldiği, seslenme biçimi, işitmesi ve genel iletişim özellikleri bu davranışı anlamlandırırken birlikte değerlendirilmelidir. Ancak bazı durumlarda ismine tepki vermeme, çocuğun iletişim gelişimi açısından daha yakından değerlendirilmesi gereken işaretlerden biri olabilir. Bu nedenle önemli olan yalnızca “Bakıyor mu, bakmıyor mu?” sorusuna cevap vermek değil, çocuğun genel iletişim örüntüsüne bakmaktır.
Çocuk ismine neden bakmayabilir?
Çocukların dikkatleri özellikle oyun, çizgi film, tablet veya ilgilerini yoğunlaştırdıkları başka bir etkinlik sırasında oldukça güçlü bir biçimde tek bir noktaya yönelebilir. Böyle bir durumda çocuk, çevresinden gelen seslere geçici olarak daha az tepki verebilir. Bazen de çocuk ismine değil, aslında sesin kendisine tepki vermiyor olabilir. Örneğin başka sesleri de sık sık kaçırıyor, konuşurken kendisine söylenenleri tekrar ettiriyor veya sesin geldiği yöne yönelmekte zorlanıyorsa işitmenin değerlendirilmesi önemli olabilir. Öte yandan bazı çocuklar isimlerini duyduklarında tepki verebildikleri hâlde bunu her zaman göz teması kurarak göstermeyebilir. Çocuğun tepki vermesi yalnızca başını çevirip bakmasıyla sınırlı değildir; seslenildiğinde durması, yönelmesi, cevap vermesi veya iletişime geçmesi de dikkate alınabilir. Bu nedenle tek bir davranış üzerinden kesin bir sonuca ulaşmak doğru değildir.
Peki otizmle nasıl bir ilişkisi var?
Otizm spektrum bozukluğunda sosyal iletişim ve sosyal etkileşim alanlarında farklılıklar görülebilir. İsmiyle seslenildiğinde tepki vermeme de bazı çocuklarda bu farklılıkların bir parçası olarak karşımıza çıkabilir.
Fakat burada çok önemli bir ayrım vardır:
Bir çocuğun ismine bazen bakmaması, tek başına otizm belirtisi olarak değerlendirilemez. Daha anlamlı olan, bu davranışın başka iletişimsel özelliklerle birlikte görülüp görülmediğidir. Örneğin çocuk ismine sık sık tepki vermiyor ve bunun yanında insanlarla etkileşime girmekte belirgin biçimde zorlanıyor, göz teması ve ortak dikkat davranışları sınırlı görünüyor, jestleri iletişim amacıyla az kullanıyor, ilgisini paylaşmakta zorlanıyor veya sosyal iletişimde yaşıtlarından belirgin biçimde farklılık gösteriyorsa daha kapsamlı bir değerlendirme gerekebilir. Yani burada tek bir belirtiye değil, çocuğun iletişim biçiminin bütününe bakmak gerekir.
“Ama evde sevdiği bir şeyi söyleyince hemen bakıyor.”
Bu durum ebeveynlerin kafasını oldukça karıştırabilir. Çocuk ismi söylendiğinde tepki vermiyor ancak “çikolata”, “oyuncak”, “parka gidelim” veya ilgisini çeken başka bir kelime söylendiğinde hemen dönüp bakıyorsa, aile doğal olarak “Demek ki duyuyor, neden ismine bakmıyor?” diye düşünebilir. Aslında bu durum, çocuğun işitmesinin tamamen normal olduğunu tek başına kanıtlamadığı gibi otizm tanısı koydurmaz. Burada çocuğun hangi seslere, hangi sözcüklere ve hangi sosyal durumlara nasıl tepki verdiğine bakmak gerekir. Çünkü çocuğun yalnızca işitsel olarak bir sesi fark etmesi ile o sesi sosyal bir iletişim çağrısı olarak değerlendirmesi aynı şey değildir. İsminin söylendiğini fark etmek, ismine yönelmek ve ardından sosyal etkileşime katılmak farklı becerileri içerir.
“Bazen bakıyor, bazen bakmıyor.” Bu normal olabilir mi?
Evet, olabilir. Hiçbir çocuk çevresinden gelen her çağrıya her koşulda aynı şekilde tepki vermek zorunda değildir. Çocuğun yaşı, içinde bulunduğu ortam, dikkatinin neye yöneldiği, yorgunluğu ve yaptığı etkinlik gibi birçok faktör tepkisini değiştirebilir. Örneğin oyun oynarken bir kez ismi söylendiğinde bakmaması ile günlük yaşamın farklı ortamlarında defalarca ismi söylendiği hâlde tepki vermemesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Bu nedenle ebeveynlerin yalnızca belirli bir anı değil, davranışın ne kadar sık görüldüğünü ve farklı ortamlarda nasıl ortaya çıktığını gözlemlemesi daha değerlidir.
Hangi durumlarda daha yakından değerlendirmek gerekir?
Eğer çocuğunuz ismiyle seslenildiğinde yalnızca zaman zaman tepki vermiyorsa, bu durum tek başına endişe nedeni olmayabilir. Ancak ismine tepki verme davranışında belirgin ve sürekli bir güçlük varsa ve buna başka iletişimsel farklılıklar da eşlik ediyorsa bir uzmandan değerlendirme almak uygun olabilir. Özellikle çocuğunuzun yalnızca ismine değil, çevresindeki insanlara ve iletişim girişimlerine genel olarak sınırlı tepki verdiğini düşünüyorsanız bu durum daha dikkatli ele alınmalıdır. Bunun yanında çocuğun daha önce kazandığı iletişim becerilerinde gerileme fark ediyorsanız veya gelişimiyle ilgili içinizde sürekli bir soru işareti oluşuyorsa, “Biraz daha bekleyelim.” demek yerine profesyonel bir değerlendirme almak daha sağlıklı olabilir.
İşitme mutlaka göz önünde bulundurulmalı
İsmiyle seslenildiğinde tepki vermeyen bir çocuk değerlendirilirken yalnızca gelişimsel özelliklere odaklanmak doğru değildir. Çocuğun işitmesi de mutlaka düşünülmelidir. Özellikle çocuğun bazı sesleri duyduğu hâlde bazı seslere tepki vermemesi, konuşulanları sık sık tekrar ettirmesi veya sözel yönergeleri takip etmekte zorlanması gibi durumlarda işitme değerlendirmesi önem kazanabilir. Çünkü bir çocuğun iletişim gelişimini değerlendirirken önce sesi duyup duymadığını ve duyduğu sesi nasıl işlediğini anlamak gerekir.
Ebeveyn olarak ne yapabilirsiniz?
Öncelikle çocuğunuzu sürekli olarak test etmeye çalışmak yerine günlük yaşam içerisinde gözlemleyebilirsiniz. Farklı ortamlarda ismiyle seslendiğinizde nasıl tepki verdiğine bakın. Oyun oynarken, sizinle karşılıklı etkileşim içindeyken ve dikkatinin başka bir yerde olduğu durumlarda tepkisinin değişip değişmediğini gözlemleyin. Aynı zamanda çocuğunuzun sizinle iletişim başlatıp başlatmadığına, ilgisini sizinle paylaşıp paylaşmadığına, gösterme ve işaret etme davranışlarına, göz teması ve jest kullanımına ve karşılıklı etkileşime nasıl katıldığına dikkat edin. Çünkü bazen ebeveynin fark ettiği küçük bir davranış, çocuğun iletişim gelişiminin daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesine vesile olabilir.
Sonuç olarak: Ne zaman endişelenmeliyim?
Çocuğunuzun ismiyle seslendiğinizde her zaman size bakmaması, tek başına otizm anlamına gelmez. Çocukların dikkatleri dağılabilir, bir etkinliğe yoğunlaşabilir veya farklı durumlarda farklı tepkiler verebilir. Ancak ismine tepki vermeme davranışı sık ve belirgin biçimde görülüyorsa, farklı ortamlarda da devam ediyorsa ve bunun yanında sosyal iletişim, göz teması, ortak dikkat, jest kullanımı, iletişim başlatma veya dil gelişimi gibi alanlarda da dikkat çeken farklılıklar varsa daha kapsamlı bir değerlendirme düşünülmelidir. En önemlisi, tek bir davranıştan yola çıkarak çocuğunuza bir tanı koymaya çalışmamak; aynı zamanda içinizde oluşan soru işaretlerini de görmezden gelmemektir. Çünkü gelişimsel değerlendirmelerde önemli olan tek bir belirtiyi bulmak değil, çocuğun iletişim ve gelişim profilini bir bütün olarak anlamaktır. Eğer çocuğunuzun ismine verdiği tepkiler konusunda endişeleriniz varsa, bir dil ve konuşma terapisti, çocuk gelişimi uzmanı veya çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı ile görüşerek gelişimsel değerlendirme süreci hakkında bilgi alabilirsiniz. İşitmeyle ilgili bir şüphe varsa işitme değerlendirmesi de sürecin önemli bir parçasıdır.
Her çocuk farklı gelişir. Önemli olan çocuğunuzu başkalarıyla karşılaştırmak değil, onun kendi gelişimindeki işaretleri doğru zamanda fark edebilmektir.